13 Temmuz 2010 Salı

27. ayım

Uzunca bir aradan sonra meyaaabaaaa. Çok fazla şey biriktiği ve artık çooook konuştuğum için herşeyi hatırlayamayibiliriz, özüüüy dileyiz...

Arabada koltuğa oturmayı sevmiyorum, annem babam beni ikna etmeye çalışıyorlar:
-Ama denize gidiyoruz
-Yaşaşııın, denise gidiyos
Bu sırada karga tulumba koltuğa oturtuluyorum, suratım asılıyor:
-Ama ben böyle yaşamıyoyum ki...


Madem zorla oturtulduk, bari fazla heyecanlı olmadan gitsek diyorum ve babama sesleniyorum:

-Baba yavaş kullan ben koykuyom. Fazla Fazla kullanma!


Yolun çok sürmesinden sıkılıyorum ve anneme babama yardım etmeye karar veriyorum:

-Diyksiyonum nerde benim, yardım edecem


Mola yerinde koltuktan kurtulmayı fırsat biliyorum ve tekrar oturmamakta kararlıyım. Babam beni zorla oturtmaya çalışırken

onu kendi yöntemi ile gafil avlıyorum:

-Baba bi konusalım

Buraya kadar tamam da sonra ne demem gerekiyordu ikna etmek için? Havaya yerlere bakarak bişeyler bulmaya çalışıyorum

-Yani babacım çimenler...
-Yani babacım kayyu bigün...
-Yani babacım....

****

Beni uzun süredir görmeyen Mehmet abi:

-Oooo İpek ne kadar büyümüşsün, kocaman olmuşsun!

Bunun üzerine ne zaman bisiklet istesem büyüyünce diyen anneme dönüp:

-Artık bana bisiklet alabili miyiz?

****

Bir akşam karşılaştığımız Aysel Abla:

-İpek, gel kelebek arayalım mı seninle?
-Ama akşam kelebek olmaz ki!

****

Evde canım sıkıldığında, annemin ilgisini çekmek istediğimde:

-Ben yaramaslık yapmak istiyom
-Hayır İpek, sakın
-Ama ben yaramaslık yaptım!

****

Tuvalete canımın istediği zaman gidip istemediğinde gitmemden hoşlanmayan annem beni bu fikre alıştırmaya çalışıyor, öyle

ki artık ses tonundan anlıyorum. Birgün oyunumun en zevkli yerinde:
-İpeeeek
Cümlesini tamamlamasına izin vermiyorum:
-Tuvalete gitmicem, altıma yapıcam!

****

Bu çalışmalar kitaplarla da devam ediyor, birgün annem çantadan bir kitap çıkarıyor:
-Bak sana ne aldım
-Cemile çişini altına yapıyor, bunu alacağını biliyordum!

****


Ve size hergün değişik versiyonlarını uydurduğum masallarımdan biri:

İpek bir köşede sessizce ağlıyordu. Ancak Dova geldi. "Ağlama İpek, ağlama İpek" dedi. "Ağlıycam ağlıycam" dedi İpek...


Şimdi de bolca resim:





Ceeeee!!!


Kaptan İpek denize yelken açıyor, hazır mısınız?


Plajda dondurma yemek çok keyifli...


Dova ve İpek kum oynuyo...


Yaşaşın denise giyiyoyum!


Babaaa, ne kaday çok dalga vaaar


Denizde dans çok keyifli...

Herkes rahat rahat denize girsin, cankurtaran İpek görev başında


Her tür hava koşulunda deniz kenarında oyun oynarım...


Kapbumbalar, neydesiniz?


Bi yokmuş, denizde bi gemi varmış, geminin annesi babası varmış, birlikte geziyorlarmış, ondan sonra annesi babası gelmiş, oynamışlar...


Açık havada, teknede uyumak çok keyifliymiş...

Dalyan'da annem ve ben...

Dalyan'da babam ve ben

ippucucucucucuuuuu!!! (Dovaca ve İpekçe iyi ki doğdun demek...)


Babam ve ben...


Kral mezarları ve biz...


Öyle uykum vardı ki beni bekleyen kaplumbağayla tanışamadan uyuyakaldım...

Köyden dönüşte sandal sefası... Fış fış kayıkçı kayıkçının küreği....


Akıyo akıyo, hemen yiyeyim!

Kahvaltımı beklerken kürdanları düzenlemeye karar verdim.

Dut çok lezzetliymiş...


Ördekleri dışarı çıkaralım mı?


Leyleği ne zaman havada göreceğim?


Yollarda çok yoruldum...

Portakal suları geliyor...


Çok uykum geldi ama maceranın sonunu da çok merak ediyorum



Ceketim yakışmış mı?


Burada kitap okumak çok keyifli imiş...

Hiç yorum yok: